Yazılar

Flavonoitlerin Özellikleri

Flavonoitlerin Özellikleri

Flavonoitlerin Özellikleri Hakkında sizlere çalışma yaptık : Yaygın olarak bitkisel kaynaklı gıdalarda bulunan, antioksidant etkinliği yüksek fitokimyasallar olarak tanımlanırlar ve flavanol,flavanone,flavone,izoflavonlar gibi alt gruplara ayrılır.Serbest radikallerin engellenememesi durumunda DNA hasarı ,lipid ,karbonhidrat metabolizmalarında bozulmalar meydana gelmektedir.

Flavonoitlerin nitrit oksit,süper oksik gibi radikalleri süpürücülüğüyle antioksidant özelliğini göstererek bahsi geçen  bozulmaların önüne geçer. Flavonoitlerin antioksidant özelliklerine zıt olarak geçiş metallerinin varlığında prooksidant yanının ortaya çıktığı ve glutatyon redüktaz enzimini inhibe ettiği de bilinmektedir.

Flavonoitlerin hidrofilik olması nedeniyle E vitamininden(α-tocoferol) radikalleri temizleme hızı çok daha yüksektir. Buna ek olarak  histamin salınımını azaltmasıyla antialerjik,antiviral ve bağışıklığı destekleyici özellikleri bulunmaktadır. Hızlı hidrojen vermeleri sayesinde lipid peroksidasyonunu önleyerek antitrombotik etkiyle de atherosklerozdan korunulmasına yardımcı olduğu söylenmektedir.

Fransadaki şarap tüketimine bakıldığında şarabın fenolik içeriğinin LDL’yi(düşük yoğunluklu lipoprotein)  azaltıp, HDL’yi(yüksek yoğunluklu lipoprotein) arttırmasına ilişkin veriler çalışmalarla ortaya konmuştur.

Flavonoitlerin Özellikleri

Flavonoitlerin Özellikleri

Kanser Ile Ilişkisi

Vücutta baz eklenmesi ya da eksilmesi gibi basit hataların hücre bölünmesinde kalıcı hasara yol açacak boyuta ulaşmasıyla tümörleşmelere ve kanser gelişimine  neden olabilir. Kanserden korunmak ve DNA hasarını önlemek için kullanılan ilaçlar ve besin tercihleri  önem arz eder. Bitki fenolleri ve flavonoitlerin güçlü antioksidant özelliğinden dolayı kanser başlığıyla da anılır olmuşlardır.

Flavanoid ve diğer bitki fenollerinin alımını yaptığımız ana kaynaklar çay(%61), soğan(%13),elma(%10) iken soya fasülyesi,zeytin,turunçgiller,yulaf da sık tüketilenler arasındadır. Diyetin  içeriğini fenolik bileşenlerle zenginleştirme yükünü çay üstlenmiştir. Çayın fenolik içeriğinin işlem görmesine bağlı olarak azalacağı unutulmamalıdır.

Çayın antioksidant özelliğini oluşturan fenollerin %75’i flavonollerden, flavonollerin ise %70’i gallokateşin-3gallattan meydana gelmektedir. Kateşin yüksek oranda yeşil çay, üzüm, üzüm suyunda genel olarak meyvelerin çekirdek ve kabuklarında bulunan antioksidanttır . Antibiyotiklere karşı dayanıklılığı olan stafilokoklara karşı etkinliik gösterebilen doğal bir kanser ajanıdır.

Çay tüketiminin karsinojenik etkiyi zayıflatmasıyla özefagus,meme,karaciğer,pankreas  gibi kanser türlerine iyi geldiği düşünülmektedir. Bir çalışmada kateşinin diğer izoflavon çeşitleri olan genistein ve kuersetin ile birlikte kullanılmasıyla prostat kanser hücrelerinin proliferasyonunu engellediği bildirilmiştir.

Osteoporosis Ile Ilişkisi

Osteoporosis kemik yoğunluğunda azalma ve kemik yapısında bozulmayla kategorize bir hastalıktır. Birincil ve ikincil osteoporosis şeklinde ikiye ayrılmaktadır.Birincil osteoporosisin tip1 hali östrojen azalmasına bağlı gelişen menepoz sonrası osteoporosis, tip2 hali ise yaşlanmaya bağlı gelişen osteoporosis grubudur.

Osteoporosis tedavisinde kullanılan ilaçların atrial fibrilasyon,bacak ağrıları, kusma ,kabızlık,  ishal ve benzeri  gastrointestinal sistem bozulmaları gibi yan etkileri mevcuttur. Östrojen ya da hormon tedavisi ile meme kanseri,koroner kalp hastalığı,pulmoner embolism arasında ilişki bulunması nedeniyle de alternatif tedavi olarak flavonoitler üzerine çalışmalar sıklaştırılmıştır.

Asya’da , menepoz sonrası dönemdeki kadınlar üzerine yapılan epidemiyolojik çalışmada soya tüketimi ve kemik mineral yoğunluğu arasında pozitif ilişki bulunmuştur. Fakat soya izoflavonlarların suplamentasyonunun yapıldığı klinik çalışmalarda ise çelişkili sonuçlar elde edilmiştir.

Flavonoitlerin Özellikleri

Soya fasülyesinde fazlaca bulunan fitoöstrojenler, insan vücudunda doğal östrojen gibi davranan kimyasallar olup östrojenik davranış  gösterirler. Soya fasülyesinin içerdiği daizein,genistein gibi izoflavonlarlar östrojenik steroidlere benzer yapıya sahiptir. Zayıf östrojenik olan izoflavonlar reseptörleri tutarak östrojenlerle yarışa girer ve doğal östrojen etkilerini baskılarlar.

Östrojenin kemik üzerine olumlu etkisini potansiyalize ederek osteoporosis tedavisinde kullanılan bir başka sentetik flavonoit ise ipriflavondur.İpriflavon tedavisi ile kemik yoğunluğu artışı ve ağrı üzerine gözlemlenen olumlu etkiler östrojen reseptörlerine olan etkisine bağlanmıştır.

Flavonoitlerin Özellikleri

Kemik hücrelerinden osteoclastlar  kemikten mineral çekerken, osteoblastların işlevi tam tersi olarak kemiğin minerilizasyonunu sağlamaktır. Epigallocatechin-3-gallate fenton reaksiyonuyla osteoclastik hücrelerin ölümüne neden olur. Osteoblast yapımının sürdürülmesi  sağlayanarak kemik yapımında artış sağlanır. Yeşil çaydaki fenollerin osteoblast sayısını arttırıp yine kemik yapımı üzerine olumlu etkisi yüksek kanıt düzeyindedir.

Sonuç olarak diyetsel antioksidat kaynağı olan flavonoitler, kalp sağlığının korunması,kemik mineralizasyon dengesinin sağlanması,vücudun bağışıklığının arttırılması  gibi konuda destekçi konumdalardır. Bu sebeple diyettin meyve sebze içeriğini arttırmak ve yukarıda belirtilen kaynakları da diyete eklemek yarar sağlayabilir.

Bir cevap yazın :

* Your email address will not be published.